Kaynak: https://www.tarihiolaylar.com/ Günümüzde hayatımız kolaylaştıran, uzun mesafeleri kısa yapan birçok aracın olmazsa olmazıdır tekerlek. Bilinen en eski zamanlardan beri gerek yük taşımak, gerekse insan taşımak için kullanılagelmiştir. Tekerleği tanımlayacak olursak, hepimizin de bildiği gibi dairesel bir forma sahip olan, çoğunlukla yük taşımaya yarayan araçların hareket etmesini sağlayan mekanizmanın adıdır. Tarihçesi MÖ 5000 yıl kadar önceye…
Category: TARİH/ARKEOLOJİ
Buğdayın On Binlerce Yıllık Hikayesi
Kaynak: http://apelasyon.com/Yazi/410-gecmisten-gunumuze-bugday Dünyada en eski zamanlardan beri yetiştirilen bitkilerden biri olan buğday, insan beslenmesinde önemli kaynaklardan biridir. Gramineae familyasından bir ot olup Triticum cinsindendir. Başak, sap, kök olmak üzere üç kısma sahiptir ve kökler bitkinin topraktan beslenmesine, sap topraktan kökler aracılığıyla alman gıda maddelerini başaklara iletmesine ve ayni zamanda ürünün dik durmasını sağlar. Buğday başakları…
Karadeniz’in Amazon Kadınları Gerçekti
Kaynak:https://www.indyturk.com/ Antik Yunan mitolojisinde sadece kadınlardan oluşan bir ulus olarak nitelenen, Karadeniz’in kadın savaçıları Amazonların gerçekten yaşayıp yaşamadığı bilim insanlarının kafasını uzun süredir kurcalıyor. Modern tarihçiler, ilk kez MÖ 8. yüzyılda şair Homeros’un kayda geçirdiği Amazonların, efsaneden ibaret olduğunu varsayıyordu. Ancak 1990’larda arkeologlar, anlatıya konu olan İskit bölgesindeki savaşçı mezarlarında kadın iskeletleri bulmaya başladı. Amazon…
Altın Dilli Mumyanın Büyük Sırrı
Kaynak: https://www.indyturk.com/ Taposiris Magna adlı Antik Mısır yerleşiminde 2 bin yaşında altın dilli bir mumya buldu. Mısır Eski Eserler Bakanlığı 29 Ocak’ta yayımladığı bir açıklamada, mumyalamayı gerçekleştirenlerin, ölen kişinin öbür dünyada konuşabilmesini sağlamak için ağzına altın dil yerleştirdiğini düşündüklerini ifade etti. Yetkililer ölen kişinin dilinin mumyalama sırasında çıkarıldığını ve yerine altın bir dil konmuş olabileceğini…
Bezm-i Alem Valide Sultan’ın Işıltılı Hediyesi
Kaynak: Milli Saraylar Blog Osmanlı Devleti’nin batılılaşma sürecinde inşa ettiği saraylar, gerek mimari gerekse iç dekorasyon tarzları açısından oldukça görkemli yapılar olmasına özen gösterilerek inşa edilmiştir. Bu sarayların içerisinden en ihtişamlı olanı ise her detayının ince ince işlendiği ve tarihsel dönemeçlerin tanığı Dolmabahçe Sarayı’dır. Dolmabahçe Sarayı iç dekorasyonunda batı ve doğu üsluplarının bir arada kullanıldığı…
Osmanlı Sarayında Bir Kraliçe
Kaynak: Milli Saraylar Blog 19. yüzyıl, Osmanlı Devleti için batılılaşma yolunda adımların atıldığı, hem toplumsal yaşamda hem de sarayda izlerini görmeye başladığımız Avrupa etkisinin geliştiği, Osmanlı Sarayı ile Avrupa devletlerinin yakın ilişkiler kurmaya başladığı bir yüzyıl olmuştu. Gündelik hayattan mimari üsluplara kadar etkisini gösteren bu dönüşüm sürecinin saraylarından biri de Beylerbeyi Sarayı’dır. Beylerbeyi’nin bu dönüşüm…
6500 Yıl Önce Diş Dolgusu Yapılıyordu
Kaynak: https://worldarkeoloji.blogspot.com/ İnsanoğlu yazıyı, tekerleği ve medeniyeti keşfetmeden önce çürük dişleri oyarak ağrıyı gidermesini biliyordu. 1921’de bugünkü Zambia topraklarında bir madende eski bir kafatası bulunmuştu. Bir erkeğe ait olduğu belirlenen bu kafatasının, insanın atalarından Homo heidelbergensis’e ait olduğu düşünülüyordu. Bunlar Afrika, Avrupa ve batı Asya’da 600 ile 200 bin yıl önce yaşamıştı. Kafatasının 10 dişinde…
Modern Tıp Tarihi Anadolu’da Başladı
Kaynak: https://worldarkeoloji.blogspot.com/ İnsan fizyolojisinin bir parçası olan hastalıkların tedavisi tarihte ve günümüzde olduğu gibi toplumların en hayati meselelerinden biri olmuştur. Durum böyleyken tüm toplumlar için hastalıklar ve tedavi yöntemlerine dair farklı yaklaşımlar ve yöntemler ortaya çıkmıştır. Tıbbın gelişmediği dönemlerde Antik çağ Yunanistanda hastalıkları tedavi ettiğine inanılan Asklepeios tanrı kültü yaygındır. Modern tıbbın temelleri 5. yüzyılda…
Işık Hep Aynı Işık
Yaşadığımız bu topraklar üzerinde kurulmuş tüm medeniyetler bizim medeniyetimizdir. ÇÜNKÜ HİÇBİR ŞEY YOK OLMAZ, SADECE ŞEKİL DEĞİŞTİRİR. IŞIĞI TAŞIYAN ELLER DEĞİŞİR AMA IŞIK ÖLÜMSÜZDÜR. Fatih’in, Alaaddin Keykubat’ın, Hektor’un, Antiachos’un, Şuppililuma’nın ve nihayet Atatürk’ün ışığının kaynağı aynı ışıktır. O ışık Anadolu’dan yakılır ve tüm dünya aydınlanır. Yaşadığı toprakların hikmetini iyi kavrayamamış, bu bilinci gelecek kuşaklara devredememiş…
Anadolu’da Bakırı İşleyen İlk Uygarlık: Çayönü Höyüğü
Kaynak: https://www.anadoluuygarliklari.com/ Diyarbakır’ın kuzeyinde, Ergani ovasında, Dicle Nehri’nin kenarında bulunan Çayönü 1963 yılında keşfedilmiştir. İlk kazılar Dr. Halet Çambel ve Prof Dr. Robert J. Braidwood tarafından başlatılmıştır. Çayönü‘den ilk yerleşim M.Ö. 10200 yıllarında olmuştur ve bölgede M.Ö. 4200’lü yıllara kadar yaşanmışıtır. 6000 yıl boyunca birbirinden farklı mimari tasarımlarda binalar bulunmuştur (yuvarlak planlı kulübeler, ızgara plan, taş…









