<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>YAŞAM | Tuluyhan Bildiriyor</title>
	<atom:link href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/category/yasam/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com</link>
	<description>Tuluyhan Bildiriyor</description>
	<lastBuildDate>Fri, 09 Aug 2024 19:47:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.5.5</generator>
	<item>
		<title>Van Kedilerini Ne Kadar Tanırsınız?</title>
		<link>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/van-kedilerini-ne-kadar-tanirsiniz/</link>
					<comments>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/van-kedilerini-ne-kadar-tanirsiniz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[tuluyhanbildiriyor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Aug 2024 19:44:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TULUYHAN'IN SEÇTİKLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/?p=3706</guid>

					<description><![CDATA[<p>Evcil hayvanların herbirisinin ayrı bir özelliği vardır. Çağlar boyunca, insanların dikkatini üzerine toplamış kedilerden bugün, ipeksi beyaz kürkü, değişik gözleri, mükemmel avcılığı ve suda oynamayı sevmesiyle en fazla ilgi görenlerden biride van kedisi’dir. Bugünkü modern evcil kedilerin, ilkel formlarının fosillerini 12 milyon yıl önce görebilmekteyiz. Kediler evcilleştirme işlemini ise M.Ö. 3000 yılların da Mısırlılar tarafından&#8230;</p>
The post <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/van-kedilerini-ne-kadar-tanirsiniz/">Van Kedilerini Ne Kadar Tanırsınız?</a> first appeared on <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com">Tuluyhan Bildiriyor</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="col-sm-12 col-md-6">
<figure id="attachment_3708" aria-describedby="caption-attachment-3708" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2024/08/1-1200.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-3708" src="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2024/08/1-1200-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2024/08/1-1200-300x200.jpg 300w, https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2024/08/1-1200-1024x683.jpg 1024w, https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2024/08/1-1200-768x512.jpg 768w, https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2024/08/1-1200.jpg 1200w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a><figcaption id="caption-attachment-3708" class="wp-caption-text"><em>Bu gördüğünüz güzellik Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Kedi Villasında yaşayayan 2024 Kedi Güzeli Maya.</em></figcaption></figure>
<p class="subheading mb-4">Evcil hayvanların herbirisinin ayrı bir özelliği vardır.</p>
<p>Çağlar boyunca, insanların dikkatini üzerine toplamış kedilerden bugün, ipeksi beyaz kürkü, değişik gözleri, mükemmel avcılığı ve suda oynamayı sevmesiyle en fazla ilgi görenlerden biride van kedisi’dir.</p>
<p>Bugünkü modern evcil kedilerin, ilkel formlarının fosillerini 12 milyon yıl önce görebilmekteyiz. Kediler evcilleştirme işlemini ise M.Ö. 3000 yılların da Mısırlılar tarafından yapılmış olabileceği belirtilmektedir. Evcilleştirilen kediler Mısırlılar tarafından kutsal sayılmış ve kediye bir tanrıça gibi tapınılmıştır. Evcilleştirme işleminin çeşitli zaman ve yerlerde olabileceğine ait tartışmalar varsa da kesin olarak bilinen, Asya halkının da evcilleştirme işlemine el atmış olmasıdır. Öte yandan bazı kaynaklar kedilerin M.Ö. 1900 yıllarında yarı evcilleştiğini ileri sürmektedir.</p>
<p>Kedi etcil bir hayvandır. Genelleştirme yapılırsa hayvansal proteinlerle beslenir. Keskin duyu organlarının varlığı, karanlıkta bile çok iyi görülebilen gözleri, sivri pençeleri, keskin dişleri, kıvrak vücudu, ayak parmaklarının üzerinde sessizce yürümesi onu iyi bir avcı yapmıştır. Göz ve burun etrafında hassas kılların bulunuşu da avcı özelliğini kuvvetlendirmektedir.</p>
<p>Kürk kılları ilkbahar ve sonbaharda dökülen kedilerin, yüz kasları herhangi bir olay karşısında hayvanın yüz ifadesini belirtecek bir şekil alır. Kas ve iskelet sistemini mükemmel bir şekilde koordineli kontrol edebileceklerinden, hangi pozisyonda yukardan aşağıya bırakılsın daima ayakları üzerine yere düşer.</p>
</div>
<div class="col-sm-12 col-md-12">
<p>Büyük beyin (Cerebrum)in alanının genişliği, kedilerin zekasının bir göstergesidir. Ayrıca beyinciğin (Cerebellum) gelişmiş olması da kedilerin aktivitesindeki koordinasyon mükemmelliğini sağlar.</p>
<p>Evcil kediler asırlardan beri ya kutsal bir hayvan olarak ya da fare, sıçan ve böcek gibi inasna zarar veren canlılara karşı evlerde beslendiler. Fakat son asırlarda insanlar kedileri yakın bir dost gibi görerek onlarla yaşamaya başladılar.</p>
<p>Son yıllarda gerek dünya da gerekse Türkiye de büyük ilgi gören evcil kedilerden biri de Van kedisidir. Ancak sevimli, cana yakın olan Van kedisine bugüne kadar yeterli ilgi gösterilmediğinden nesli tükenmekle karşı karşıyadır. Eskiden Van yöresinde sıkça rastlanan ve hemen her evde bulunan Van kedisinin sayısı giderek azalmakta ve hızla melezleşmektedir.</p>
<p>Van yöresinde, Van halkı tarafından kediye “Pişik” denir. Van kedisi, yöre halkı tarafından yalnız bir süs kedisi veya fare ve böcekleri avlaması yanında, bir dost ve ailenin bir bireyi olarak kabul edilir.</p>
<p>Van kedisinin eskiden yaz aylarını dağlarda, kış aylarını ise evde geçirdikleri söylenir. Bugün ise yaz aylarını Erek Dağı’nın sırtlarında avcılıkla geçiren ve kış aylarında evine dönen Van kedisine çok az rastlanır.</p>
<p>Yöre halkı tarafından yere sürünecek kadar uzun-beyaz ipeksi kürklü uzun vücut yapılı kaplan yürüyüşlü, tilki kuyruğuna benzeyen uzun ve kabarık kuyruklu, değişik göz renkli (Diskromatopsi), zeki, çevik bir kedi olarak tarif edilen Van kedisinin temizliği, cana yakınlığı, oyunu çok sevmesi sahibine bağlı oluşu, onu nadide hale getiren başlıca özellikleridir. Ancak 1950’li yıllardan sonra Avrupalılar tarafından dünyaya tanıtılmaya çalışılmış ve bu eşsiz güzellikteki özellikleri tam olarak tanıtılmamıştır.</p>
<p>Van kedisini çekici kılan özelliklerden biride, onun gözlerinin rengidir. Göz renklerine göre Van kedileri üç gruba ayrılabilir.</p>
<p>a-Her iki gözü mavi,<br />
b-Her iki gözü kehribar (Sarı renk ve tonları)<br />
c-Tek-göz (Diskromatopsi bir gözü mavi diğer gözü kehribar renkte olanlar) diye gruplandırılır.</p>
<p>Van kedisindeki mavi göz rengi, daima turkuaz mavisi özelliği göstermesine rağmen, kehribar gözdeki renk tonu oldukça farklılık gösterir. Bu tonları, kehribar, açık kehribar, sarı ve çağla yeşilidir. Çok ender olarak da kehribar göz rengi yerine kahverengi olabilmektedir. Mavi gözlü kedilerde, mavi gözlü kısa, kadife kürklü ve mavi gözlü-uzun ipek kürklü kediler diye ayrılır. Van kedilerinde, yeni doğan yavruların gözleri grimsi renktedir. Yavru kedinin doğumundan 25 gün sonra göz renkleri farklılaşmaya başlar ve 40 gün sonra da göz renkleri netleşir.</p>
<p>Genelde Van kedisi yavrularının iki kulağı arasında bir veya iki adet siyah nokta vardır. İki siyah nokta taşıyan yavruların çoğu tek-göz olur. Ve bu siyah noktalar adeta Tek-göz kedilerin mührü olarak tanımlanır. Ancak baştaki bu siyah noktalar doğumdan sonra bir iki ay içinde kaybolur. Ve bazen sayıları 8-30 arasında değişen miktarda siyah kıllar olarak kalır.</p>
<p>Van kedisi gibi değişik göz rengine sahip köpeklerin evcil güvercinlerin ve insanlarında bulunduğu ve bu özelliğin genetik bir defekt sendrom olduğu bilinmektedir.</p>
<p>Van kedilerinin erkeklerinin vücut ağılığı yaklaşık 3600 gram dişilerinin ise 2900 gram kadardır.</p>
<p>Van kedisi her yıl Şubat-Mart-Haziran aylarından birinde kızgınlık (Östrus) periyoduna girer. Bu periyod 10 gün kadar sürer. Kızgınlık döneminde gebe kalırsa genellikle o yıl içinde bir daha kızgınlık göstermez. Gebelik süresi 62 gün kadardır. Gebeliğin birinci ayından sonra karnı şişmeye başlar ve bu dönemden itibaren karnını kimseye dokundurtmaz. Van kediside diğer kedilerde olduğu gibi gözlerden uzakta doğurmayı sevdiğinden, birinci ayın sonundan itibaren ıssız ve karanlık yerler aramaya başlar. Doğumdan hemen sonra göbek bağı (Plasenta) anne kedi tarafından ısırılarak koparılır. Anne kedi, yavrularını 50-60 gün süreyle emzirir. Fakat bu süre kısalabileceği gibi uzayabilirde.</p>
<p>Van kedisi bir batında dört adet yavru doğurur. Yavruların gözleri doğumdan sonra 10.günde açılır. Anne kedi yeni doğan yavrularını yalayarak temizler ve hemen emzirmeye başlar. Doğum yaptığı yeri emniyetli bulmaz ise en kısa zamanda daha emniyetli ber yer bulup , yavrularını buraya taşır. Anne yavrularını çok az yalnız bırakır ve sadece ihtiyaçlarını karşılamak için yavrularından uzaklaşır.</p>
<p>Henüz gözleri açılmayan yavrular annelerinin kokusundan başka bir kokuya tepki göstererek korunmaya çalışırlar.</p>
<p>Yavrularının hareketlerini, başlangıçta yürümekle sürünmek arasında bir durum gösterir.</p>
<p>Yavru kardeşler arasında çoğu kez süt kavgası olur. Kardeşler arasında oyun oynama yaygındır. Oyun, yavruların gelişiminde önemli bir etkendir. Oyun anne tarafından kontrol altında tutulur ve anne, yavrularına yaşamaları için nasıl davranmaları gerektiğini öğretir. Eğer yavru tek kalırsa annesi ile annesi de yoksa başka tür hayvanlarla bile oynamak ister.</p>
<p>Kediler yerleşme alanlarına kuvvetli bir hakim olma duygusuna sahiptir. Yabancı bir kedinin kendi yaşadığı alana gelmesini istemezler. Yaşadıkları ev ve buna bağlı olarak yaşama alanları değiştirildiğinde, yeni yerini beğenmezse eski evine dönme çabası gösterirler. Van kedileri yeni yaşama alanlarına 20-30 gün içinde adapte olabilirler. Bu süre içinde çevreyi incelemekle beraber sahiplerine karşı ilgisizdirler.</p>
<p>Kediler temizlik duygusuna diğer hayvanlara göre daha fazla sahiptirler. Gerek yaşama alanlarını temiz tutmada gerekse kendilerini temizlemede büyük bir titizlik gösterirler. Tuvaletten sonra, tuvalet artıklarını gömme içgüdüsüne sahiptirler. Tuvalet ve yemekten sonra ellerinin yardımıyla ağız ve yüzlerini temizlerler.</p>
<p>Van kedisinin avcılık özellikleri üstündür. Ev içinde ve dışında fare, kertenkele, kuş, sinek ve küçük böcekleri avlayıp yerler. Ev dışında iç içe yaşadıkları kümes hayvanlarına saldırmazlar.</p>
<p>Van kedisi insanlarla birlikte aile ortamı içinde yaşamayı sever. Eğer insanlarla ilişkisi yok ise ya da çok az ise vahşileşmeye başlar.</p>
<p>Van kedisi sevilmekten çok hoşlanır ve kendisine gösterilen sevgiye bağlılık ve sevgiyle karşılık verir. Sevgi istekleri özellikle gebelik döneminde daha fazladır. Sahiplerine çok yakın davranır ve severler. Yabancıları gördükleri zaman tepki göstererek, kaçarlar. Kendisini sevenlerin kucağına çıkıp, okşayan elleri önce hafifçe ısırır sonra yalıyarak sevgi gösterisinde bulunur ve mırıldanır. Sahibinin, diğer kedi ve küçük çocukları sevmesini kıskanır.</p>
<p>Van kedilerinde sağırlığın yaygın olduğu kanaati varise de tekgöz (Diskromatopsi) ve mavi gözlü kedilerde ancak %2-3 civarında sağırlık vardır.</p>
<p>Van kedisi kendi isteğiyle suda yüzmeyi ve suyla oynamayı seven tek kedi türü olarak bilinmektedir.</p>
<p>Van kedisi, yemeğin, sütün sıcak olup olmadığını ön ayağı ile kontrol eder ve yemek uygun sıcaklıkta ise yemeğini yer. Van kedisinin, kavun, karpuz ve bazı meyveleri de yediği gözlemlenmiştir.</p>
<p>Van kedisinin kürkü kalın olmasına rağmen soğuktan etkilenir ve titrer.</p>
<p>Van kedileri kendi aralarında ve insanlarla haberleşmek için bir takım sesler çıkarırlar. Çıkarılan bu sesler onların hissi durumları ile ilgilidir. Kedilerin miyavlamaları isteklerine göre çeşitlilik gösterir. Bu miyavlamanın bir kısmı insanlarla olan ilişkileri, bir kısmı yavrularıyla veya erişkinlerde seksüyel aktivite ilgili haberleşme şeklidir. İhtiyaçlarına göre çıkardıkları seslerin yüksekliği ve frekansları değişir. Van kedisi sabahleyin sahibiyle karşılaşmasında yüksek sesle miyavlayarak sevincini gösterir. Acıktığında mutfak kapısına doğru giderek, acıktığını belirtecek şekilde miyavlar.</p>
<p>Yiyeceği verildiğinde yemeden önce sahibine sürünerek minnetini belirtir. Tuvalet ihtiyacını duyduğunda da, kapının önüne giderek miyavlayarak sahibinden kapısını açmasını ister, eğer kapının açılması gerekiyorsa kapı koluna uzanıp çekerek kapıyı açtığı da görülmüştür.</p>
<p>Yapılan incelemeler sırasında Van kedisinin eğitime çok iyi cevap verdiği gözlendi. Kendisine öğretilenleri çok çabuk kavrar. Tuvalet ihtiyacı için bir yere konulan toprağın yerini hemen kavrayıp bunun dışında başka bir yeri kullanmadıkları tesbit edilmiştir.</p>
<p>Van kedisi yavruları 2-3 aylık iken isimlerini öğrenmektedir. Fakat bu öğrenmenin ismi öğrenmeden çok tanıdığı bir ses tonuna bağlı algılama olduğu düşünülmektedir.</p>
<p>Sevimli, cana yakın, zeki, çevik, sadık, güzel ve ilgi çekici görünümlü Van kedisinin neslinin azalmaması ve melezleşmesinin önlenmesi için tüm çabaların gösterilmesi gerekmektedir.</p>
</div>The post <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/van-kedilerini-ne-kadar-tanirsiniz/">Van Kedilerini Ne Kadar Tanırsınız?</a> first appeared on <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com">Tuluyhan Bildiriyor</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/van-kedilerini-ne-kadar-tanirsiniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kedilerinizin Sizi Daha Çok Sevmesi İçin Neler Yapmalısınız?</title>
		<link>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/kedilerinizin-sizi-daha-cok-sevmesi-icin-neler-yapmalisiniz/</link>
					<comments>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/kedilerinizin-sizi-daha-cok-sevmesi-icin-neler-yapmalisiniz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[tuluyhanbildiriyor]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Aug 2021 09:18:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/?p=3631</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kediler karmaşık yaratıklar olarak kötü bir şöhrete sahip. Bu yüzden de sahipleri genellikle&#160;kedilerinin&#160;davranışlarına ve en önemlisi de onların sevgilerini nasıl kazanacaklarına dair daha fazla bilgi edinmek istiyor. Tabii ki söylemek yapmaktan daha kolay ama Nottingham Trent Üniversitesi&#8217;nin yeni bir araştırmasında, kedinizin kalbini kazanmanın anahtarının hep düşündüğünüz şeyin tam tersi olabileceği keşfedildi. Aslında çalışmanın bulgularına göre&#8230;</p>
The post <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/kedilerinizin-sizi-daha-cok-sevmesi-icin-neler-yapmalisiniz/">Kedilerinizin Sizi Daha Çok Sevmesi İçin Neler Yapmalısınız?</a> first appeared on <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com">Tuluyhan Bildiriyor</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/08/719016-853309423.jpg"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-3632 alignleft" src="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/08/719016-853309423-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/08/719016-853309423-300x200.jpg 300w, https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/08/719016-853309423-1024x682.jpg 1024w, https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/08/719016-853309423-768x511.jpg 768w, https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/08/719016-853309423.jpg 1368w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>Kediler karmaşık yaratıklar olarak kötü bir şöhrete sahip. Bu yüzden de sahipleri genellikle&nbsp;<a href="https://www.indyturk.com/tags/kedi">kedilerinin&nbsp;</a>davranışlarına ve en önemlisi de onların sevgilerini nasıl kazanacaklarına dair daha fazla bilgi edinmek istiyor.</p>
<p>Tabii ki söylemek yapmaktan daha kolay ama Nottingham Trent Üniversitesi&#8217;nin yeni bir araştırmasında, kedinizin kalbini kazanmanın anahtarının hep düşündüğünüz şeyin tam tersi olabileceği keşfedildi.</p>
<p>Aslında çalışmanın bulgularına göre işin sırrı, kedinizi ne zaman okşamak istediğinize sizin karar vermenizdense ne zaman okşanmak istediğini basitçe onun seçmesine izin vermekte yatıyor.</p>
<p>Bu tavsiyeye uyulduğunda kedilerin sahiplerine karşı daha az saldırgan davrandığı ve aynı zamanda daha çok sevgi gösterdiği anlaşıldı.</p>
<p>Araştırma ekibi, tavsiyelerini özetlemek için CAT (İngilizcede kedi anlamına gelen kelime -ed.n.) kısaltmasını kullandı: (C &#8211; Control / Kontrol) Kediye seçim ve kontrol olanağı sunun, (A &#8211; Dikkat / Attention) kedinin davranış ve vücut diline dikkat edin, (T &#8211; Touch / Dokunma) kedinin nerelerine dokunduğunuzu düşünün.</p>
<p>Çalışma, Battersea&#8217;nin Londra&#8217;daki kedi barınağında bulunan 100 kediyle katılımcıların etkileşimlerini izleyen araştırmacılar tarafından gerçekleştirildi.</p>
<p>Her katılımcı, CAT yönergelerini almadan önce 3 ve aldıktan sonra da 3 olmak üzere toplam 6 kediyle etkileşime girdi.</p>
<p>Kedinizin okşanmaya istekli olup olmadığını anlamak için belirlenen stratejilerden biri, kedinize elinizi uzatmak ve onunla etkileşime girip girmediğini görmek oldu. Zira kediler okşanmak istediklerinde kendilerine uzatılan ele sürtünerek bunu gösterebiliyor.</p>
<p>Kedi uzaklaşmayı seçer, mırıldanmayı bırakır ve kendini tımar etmeye başlarsa veya arkasını dönerse, bu durum kedinin okşamanızdan bıktığı ve durmanızı istediği anlamına gelebiliyor.</p>
<p>Çalışmada kedilerin okşanmayı tercih ettiği noktalar da incelendi. Çoğu kedinin kulaklarının dibine, yanaklarının çevresine ve çenelerinin altına dokunulmasını seçtiği belirtildi.</p>
<p>Araştırmayı yöneten Dr. Lauren Finka, şunları söyledi:</p>
<blockquote><p>Sonuçlar, &#8216;daha az temaslı&#8217; bir sevme tarzının kediler arasında net bir tercih olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum da kontrolün çoğunu kedilere veriyor.</p></blockquote>
<blockquote><p>Kediler hislerini paylaşmaları söz konusu olduğunda pek dışavurumcu olarak tanınmaz.</p></blockquote>
<blockquote><p>Bu durum, genellikle okşanma sırasında sorunlara yol açabilir. Zira birçok kedi zaman zaman biraz rahatsız olabilir. Ancak bunu idrak etmek, bizim açımızdan her zaman kolay değil.</p></blockquote>
<p>Battersea&#8217;nin kedi sağlığından sorumlu yöneticisi JoAnna Puzzo da şunları ekledi:</p>
<blockquote><p>Her kedinin benzersiz bir kişiliği var ve bu olağanüstü. Ancak bu yeni çalışmanın da gösterdiği gibi genellikle paylaştıkları temel benzerlikler mevcut.</p></blockquote>
<blockquote><p>Kediler hoşlandıkları ve hoşlanmadıkları şeyleri ifade ederken son derece ince davranabilir. Bunun sonucunda davranışları yanlış anlaşılabilir veya tamamen göz ardı edilebilir.</p></blockquote>
<blockquote><p>Bu yeni basit ama etkili &#8216;kedi&#8217; yönergelerini kullanarak, sahipleri kedilerinin nasıl hissettiğini daha iyi anlayabilecek,<a href="https://www.indyturk.com/tags/evcil-hayvan">&nbsp;evcil hayvanlarının</a>&nbsp;mutlu ve rahat olmasını sağlamak için onlarla etkileşimlerini bu doğrultuda uyarlayabilecek.</p></blockquote>The post <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/kedilerinizin-sizi-daha-cok-sevmesi-icin-neler-yapmalisiniz/">Kedilerinizin Sizi Daha Çok Sevmesi İçin Neler Yapmalısınız?</a> first appeared on <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com">Tuluyhan Bildiriyor</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/kedilerinizin-sizi-daha-cok-sevmesi-icin-neler-yapmalisiniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zaman Herkes İçin Farklı mı İşliyor?</title>
		<link>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/zaman-herkes-icin-farkli-mi-isliyor/</link>
					<comments>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/zaman-herkes-icin-farkli-mi-isliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[tuluyhanbildiriyor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 May 2021 08:57:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/?p=3598</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaynak: https://www.elektrikport.com/ Zamanın çabuk geçtiğini söyleriz. Bazı durumlarda ise zaman hiç geçmek bilmez. Zamanımızı harcamak diye bir deyim kullanırız. Peki bu zaman nedir? Herkese göre zaman aynı şekilde mi işliyor? Einstein’in getirdiği ve yapılan bir deneyle kanıtlanan teorisi, bu durumla çelişecek ölçüde. Pek nasıl olur da zaman herkes için farklı işler? Haydi gelin hep beraber&#8230;</p>
The post <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/zaman-herkes-icin-farkli-mi-isliyor/">Zaman Herkes İçin Farklı mı İşliyor?</a> first appeared on <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com">Tuluyhan Bildiriyor</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/05/d79f0a79-064b-4c7f-b160-929461433b2a.jpg"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-3600 alignleft" src="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/05/d79f0a79-064b-4c7f-b160-929461433b2a-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" srcset="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/05/d79f0a79-064b-4c7f-b160-929461433b2a-300x225.jpg 300w, https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/05/d79f0a79-064b-4c7f-b160-929461433b2a.jpg 366w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>Kaynak: <a href="https://www.elektrikport.com/">https://www.elektrikport.com/</a></p>
<p>Zamanın çabuk geçtiğini söyleriz. Bazı durumlarda ise zaman hiç geçmek bilmez. Zamanımızı harcamak diye bir deyim kullanırız. Peki bu zaman nedir? Herkese göre zaman aynı şekilde mi işliyor? Einstein’in getirdiği ve yapılan bir deneyle kanıtlanan teorisi, bu durumla çelişecek ölçüde. Pek nasıl olur da zaman herkes için farklı işler? Haydi gelin hep beraber zaman ve uzay algımızı değiştirecek gizemli bir yolculuğa çıkalım.</p>
<div id="fotoport-carousel">
<div id="gallery" class="ad-gallery">
<div class="ad-nav article">&nbsp;</div>
</div>
</div>
<div class="dotted-seperator">&nbsp;</div>
<div id="dvArticleContent" class="font16">
<div>Zamanın akıp gittiğini söyleriz hep. Zaman değerlidir, zaman nakittir deriz. Zaman herkese normal ve basit bir kavram olarak gelebilir. Peki tam olarak zaman nedir? Nasıl akar? Zamanın geçmişten geleceğe aktığını biliyoruz. Bu doğru bir kullanım mı?&nbsp;<a href="http://www.elektrikport.com/teknik-kutuphane/modern-bilimin-babasi-sir-isaac-newton-(1642-1727)/4359#ad-image-0"><strong>Isaac Newton</strong></a>&nbsp;evrende zamanın herkes ve her yer için sabit olduğunu söylemiştir. Ancak Albert Einstein bulduğu görelilik yasası ile Newton’un kanununu çökertmiştir.<br />
&nbsp;</div>
<div>Albert Einstein zamanda görelilik kavramını esprili bir şekilde şu örnekle açıklamıştır:</p>
<p><strong><em>Bir adam güzel bir kızla oturup bir saat geçirdiğinde, bu süre kendisine bir dakika gibi gelir. Bir de onu, bir dakika için sıcak bir fırının üzerine oturtun; bu süre ona bir saatten daha uzun gelecektir. İşte görelilik budur!</em></strong><br />
&nbsp;</div>
<p><strong>►&nbsp;</strong><strong>Zamanı Nasıl Ölçüyoruz?</strong><br />
&nbsp;</p>
<div>İnsanoğlu geçmişten bugüne kadar zamanı ölçmenin yollarını bulmuştur. Dünya’nın kendi ekseni etrafında ve Güneş etrafındaki dönüşünü zamanı ölçmede başarılı bir şekilde kullanıyoruz. Dünya’nın kendi ekseni etrafında dönüşünün süresini 24’e bölerek saatleri, saatleri 60’a bölerek dakikaları, dakikaları da 60’a bölerek saniyeyi gözlemleyebiliyoruz. Dünya’nın Güneş’in etrafında dönüşünde geçen süreyi ise aylara ve günlere bölüyoruz. Yani günlerin, saatlerin, dakikaların, saniyelerin kısacası zamanın ilerleyişini Dünya’nın hareketini gözlemleyerek anlayabiliyoruz. Yani sürekli tekrar eden şeyleri kullanıyoruz.</p>
<p>Aslında en doğru ölçüm sezyum atomunun titreşim sayısına bakılarak yapılıyor. Sezyum atomu yaklaşık 9 milyar kere titreşim yapar ki bu kadar titreşimi yaptığı zaman bir saniye geçmiş sayılır. En doğru zaman ölçümü bu şekilde yapılıyor.</p>
<p><strong>►&nbsp;</strong><strong>Zaman Herkes İçin Farklı Mı?</strong></p>
<p>Albert Einstein’ın uzay-zaman hakkında bilinenler için köklü bir değişiklik yapmasına kadar bilim insanları Isaac Newton’un&nbsp;<strong>zamanı uzaydan ve gözlemciden bağımsız</strong>&nbsp; ve&nbsp;<strong>değişmeyen mutlak</strong>&nbsp;bir süreç olarak düşünmüşlerdir. Bu durum ancak Albert Einstein’in keşfine kadar geçerliydi.<br />
&nbsp;</div>
<div>
Albert Einsten, Isaac Newton’un tam tersine zamanın kişiye özel bir hızla akabildiği çok daha zengin bir resim çizdi. Yani evrende zaman denilen olgu herkes için ortak değildir. Einstein bu durum üzerine o kadar çok çalıştı ki sonunda uzay ve zaman arasında çok önemli bir bağlantıyı bulmada önemli bir adım attı.</p>
<p><strong>►&nbsp;</strong><strong>Zaman İle Hareket Arasındaki İlişki Ne?</strong></p>
<p>Einstein’e göre karşısında hareket eden bir cismi gözlemleyen kişiye göre, hareket eden bir cismin hareketi esnasında zaman daha yavaş akmaktadır. Yani bir cisim hareket ediyorsa o cisim için zaman daha yavaş akar. Ama kendisi için zamanın yavaşladığını hareket eden cisim anlayamaz, onu gözlemleyen kişi anlar.</p>
<p>Eğer iki cisimde duruyorsa, yani birbirlerine göre hareket etmiyorsa zaman içinde hareket ederler (saatleri ilerlemeye devam eder) ve bu iki cisim için zaman aynı şekilde akmaktadır. Ancak iki cisimden biri hareket ederse iki cisim içinde zaman kavramı farklılaşır. Zaman hareket eden bir insan için daha yavaş akar. Tabi bu durumu algılayamamışımızın sebebi Dünya’daki yavaş hızla hareketin (ışık hızına göre) zaman üzerindeki etkisi çok küçük olduğundan algılamamız mümkün olmamasıdır.<br />
&nbsp;</p></div>
<div>
Evrenin referansı ışık hızıdır. Dünya içinde biz, ışık hızına göre o kadar yavaş ilerliyoruz ki hareketimizin zaman üzerindeki etkisinin algılanması mümkün değil. Ancak hareket hızımızı arttırırsak (örneğin ışık hızına yaklaşırsak) bu durum bariz bir şekilde algılanacaktır.</p>
<p><strong>►&nbsp;</strong><strong>Hareket Eden Bir Cismin Zamanı Daha Yavaş Akar. Peki Bu Durum Kanıtlandı mı?</strong></p>
<p>Einstein’in bu keşfi 1971 yılında yapılan bir deneyle kanıtlanmıştır. Deneyde önceden bahsettiğimiz sezyum atomu gibi bir atom saati ve jet uçağı kullanılmıştır. Atom saatinin bir tanesi yerde hareket etmezken diğeri havada çok yüksek hızda jet uçağı içerisinde hareket etmektedir. Uçaktaki atom saati yerdekiyle karşılaştırıldığında bu iki saat farklı işliyordu. Yani hareket eden uçaktaki atom saati, yerdekinden saniyenin birkaç milyarda biri kadar yavaştı. Bu hassas ölçüm ise Einstein’in keşfi olan hareketin zaman üzerindeki etkisini kanıtlamıştı. Jet uçağının hızını düşündüğümüzde zaman farkı saniyenin yaklaşık milyarda biri kadarsa, bir insanın hareketinin zaman üzerindeki etkisi ne kadar algılanabilirdi. İşte bu yüzden çevremizde hareket eden cisimlerin zaman üzerindeki etkisini algılayamıyoruz.</p>
<p><strong>►&nbsp;</strong><strong>Zamanı Etkileyen Bir Diğer Faktör Kütleçekim Mi?</strong></p>
<p>Einstein hareketin zaman üzerindeki etkisini bulduktan sonra uzay ile zamanın birbirine bağımlı olduğu uzay-zaman kavramını ortaya attı ve uzay-zamanda kütleçekim etkisinin de zamana etki edebileceğini belirtti. Yani kütleçekim, zamanı yavaşlatabilir veya hızlandırabilir.&nbsp; Einstein’e göre kütleçekim ne kadar güçlüyse zaman o kadar yavaşlar. Örneğin karadelikler çok büyük kütleçekimine sahiptir. Karadeliğin kütleçekimine maruz kalan cisimler için zaman çok yavaş akar.</p></div>
<div>
Biraz hayalperest bir örnek olsa da; biz kendimizi karadeliğin kütleçekiminin etkisine girdiğimizi düşünelim. Bizim ikizimizde Dünya’da bulunsun. Karadeliğin kütleçekiminde dönerken bizim için zaman çok yavaş akacağından kalbimiz daha yavaş atar, metabolizmamız yavaşlar, hücrelerimiz daha geç yaşlanır. Ancak bu durum bize normal zamanda ilerliyormuşuz gibi gelir. Ancak dışardan bizi izleyen bir gözlemci için biz çok yavaş hareket ediyoruzdur. Karadeliğin kütleçekiminden kurtulup Dünya’ya döndüğümüzde ikimizin bizden daha çok yaşlandığını farkederiz. Biz ise kütleçekim etkisinde kaldığımız süreye bağlı olarak daha genç kalmışızdır. Yani onlara göre zaman daha hızlı akmışken bizim için daha yavaş akmıştır.</p>
<p>Ancak yine Dünya’da bu etki fark edemeyeceğimiz kadar küçüktür. Dünya’nın yer çekimi de bir kütleçekimdir. Yerde Dünya üzerinde yerçekim gücü daha fazladır. Örneğin bir gökdelenin tepesinde yaşayan biri içi zaman, yerdekine göre daha hızlı işler. Yani gökdelenin temelindeki insan daha yavaş yaşlanırken, tepesindeki kişi daha hızlı yaşlanır.<br />
&nbsp;</p></div>
<div><strong>► </strong><strong>Işık Hızı ve Uzay &#8211; Zaman Arasındaki İlişki Nedir?</strong></p>
<p>Albert Einstein, yaptığı bu keşifleri ışığın hareketinden yola çıkarak buldu. Işığın ne kadar hızlı olduğunu düşündü ve vardığı sonuç inanılmazdı.&nbsp;<strong><em>Evrende tek değişmeyen şey ışık hızıydı.</em></strong>&nbsp; Zaman, hareket, mekan gibi olgular evrende hep değişken iken ışık hızı hep sabitti. Evrende her şey kendisini ışığın egemen durumuna göre ayarlar.</p>
<p>Zaman içinde hareket eden birini gözlemleyen bir gözlemci için hareket eden nesne ışık hızına yaklaştıkça büzüşür ve zamanı yavaşlar. Bunu tam olarak ışık hızının evrendeki herkes tarafından saniyede yaklaşık &nbsp;299.792.458&nbsp;m/sn (ışık hızı) olarak ölçecek şekilde yapar.</p>
<p>Eğer ışık hızına yakın hareket ediyorsak zaman bizim için çok ama çok yavaş akar. Yani zamandaki hızımız çok yavaştır. Ama bu durumu biz fark edemeyiz çünkü hareket içinde biz olduğumuzdan sanki biz normal zamanda hareket ediyormuşuz gibi gelir. Ama dışardan bizi gözlemleyen biri için biz çok ama çok yavaş hareket ediyoruzdur.<br />
&nbsp;</p></div>
<div><strong>► </strong><strong>Peki Işık Hızında Hareket Edersek Ne olur?</strong></p>
<p>Işık hızı evrendeki tek değişmeyen, sabit unsur olduğunu belirttik. Peki ışık hızında (saniyede 299.792.458 metre veya yaklaşık 300.000 km diyebiliriz) hareket etseydik?<strong><em>&nbsp;İşte bu durumda zamandaki hızımız sıfır olurdu. Yani zaman bizim için dururdu.&nbsp;</em></strong>Daha doğrusu zaman kavramı bizim için kalkardı. Zaman eğer 4. Boyut ise belki de ışık hızında başka bir boyuta geçerdik. Bunun cevabı bilinmiyor.&nbsp;<strong><em>Peki eğer ışık hızından fazla bir hızda olsaydık? O zaman zamanda geriye mi giderdik?</em></strong>&nbsp;Bunun da cevabı bilinmiyor..</div>
</div>The post <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/zaman-herkes-icin-farkli-mi-isliyor/">Zaman Herkes İçin Farklı mı İşliyor?</a> first appeared on <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com">Tuluyhan Bildiriyor</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/zaman-herkes-icin-farkli-mi-isliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ZOR GÜNLERİMİZDE ÖRNEK ALMAMIZ GEREKEN İKİ FİLM: BALON VE HARRIET</title>
		<link>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/zor-gunlerimizde-ornek-almamiz-gereken-iki-film-balon-ve-harriet/</link>
					<comments>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/zor-gunlerimizde-ornek-almamiz-gereken-iki-film-balon-ve-harriet/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[tuluyhanbildiriyor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 May 2021 13:03:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/?p=3590</guid>

					<description><![CDATA[<p>Evde kapalı kaldığımız günlerde izlediğim ve beni çok etkileyen iki filmi sizlerle paylaşmak istedim. İlki bir Alman yapımı “Balon”. Berlin’in ikiye bölündüğü ve büyük acılar yaşanan soğuk savaş yıllarında Doğu Berlin’den özgürlüğe kaçmak isteyen iki ailenin insanüstü bir çaba ile yaptıkları kaçma planı hepimize büyük dersler verebilecek önemli bir filme konu olmuş. Bir balon yapıp,&#8230;</p>
The post <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/zor-gunlerimizde-ornek-almamiz-gereken-iki-film-balon-ve-harriet/">ZOR GÜNLERİMİZDE ÖRNEK ALMAMIZ GEREKEN İKİ FİLM: BALON VE HARRIET</a> first appeared on <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com">Tuluyhan Bildiriyor</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/05/balon.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-3592 alignleft" src="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/05/balon-300x169.jpg" alt="" width="300" height="169" srcset="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/05/balon-300x169.jpg 300w, https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/05/balon-1024x576.jpg 1024w, https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/05/balon-768x432.jpg 768w, https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/05/balon-728x410.jpg 728w, https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/05/balon-400x225.jpg 400w, https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/05/balon-180x100.jpg 180w, https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/05/balon.jpg 1280w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>Evde kapalı kaldığımız günlerde izlediğim ve beni çok etkileyen iki filmi sizlerle paylaşmak istedim.</p>
<p>İlki bir Alman yapımı “Balon”. Berlin’in ikiye bölündüğü ve büyük acılar yaşanan soğuk savaş yıllarında Doğu Berlin’den özgürlüğe kaçmak isteyen iki ailenin insanüstü bir çaba ile yaptıkları kaçma planı hepimize büyük dersler verebilecek önemli bir filme konu olmuş.</p>
<p>Bir balon yapıp, rüzgârın yardımıyla Batı’ya uçmak isteyen iki aile, ilk çabalarının sonuçsuz kalmasının ardından yılmadan tekrar aynı düzeneği kurmaya çalışıp, bir balon yapmayı başarıyorlar. Sonunda rüzgârın Batı’ya doğru estiği gün geliyor ve soluk soluğa bir kovalamaca ile iki aile Batı’ya inmeyi başarıyor. Gerçek bir hikâyeden senaryolaştırılan filmin Berlin’in ortasında yükselen “Utanç Duvarı” görüntüleri insanı soğuk savaş yıllarına götürüyor. Hepimizin umutsuzluğa düştüğü şu günlerde insanın isterse neler yapabileceğini tüm gerçekliği ile anlatan filmi herkese öneririm.</p>
<p>Sizlerle paylaşmak istediğim ikinci film yine gerçek bir hikâyeden aktarılan Harriett. Filmde özgürlük savaşçısı Harriet Tubman&#8217;ın herkesin örnek alması gereken zorlu yaşamı anlatılıyor.</p>
<p>Cesareti ve azmi ile yüzlerce kölenin kurtulmasını sağlayan ve siyahlar açısından tarihin akışının değişmesine neden olan Harriet Tubman&#8217;ın hayatı filmde gerçeklerden uzaklaşmadan ustalıkla anlatılmış. Zaten Hollywood’un en güzel yanı da bu. Kendi ülkelerinin yaptığı zulmü, haksızlıkları en doğru biçimde anlatan bir sinema endüstrisi ABD’yi ayakta tutan en önemli unsurlardan.</p>
<p>Her iki filmi izledikten sonra internette araştırıp olayların kahramanları hakkında bilgi toplamanızı, izlediğiniz filmin gerçek fotoğraflarını görmenizi de öneririm. &nbsp;</p>
<p>Evet zor günlerden geçiyoruz ama, insanoğlu her güçlüğü yenebilecek azme ve kararlılığa sahip olduğunu bir kez daha hatırlamalı.</p>
<p>TULUYHAN UĞURLU/2021 MAYIS</p>The post <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/zor-gunlerimizde-ornek-almamiz-gereken-iki-film-balon-ve-harriet/">ZOR GÜNLERİMİZDE ÖRNEK ALMAMIZ GEREKEN İKİ FİLM: BALON VE HARRIET</a> first appeared on <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com">Tuluyhan Bildiriyor</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/zor-gunlerimizde-ornek-almamiz-gereken-iki-film-balon-ve-harriet/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2100&#8217;de Yazlar Altı Ay Sürebilir</title>
		<link>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/2100de-yazlar-alti-ay-surebilir/</link>
					<comments>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/2100de-yazlar-alti-ay-surebilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[tuluyhanbildiriyor]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 May 2021 12:45:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/?p=3570</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaynak: https://bilimgenc.tubitak.gov.tr/ Bilimsel çalışmalar, 2100’e gelindiğinde Kuzey Yarım Küre’de senenin altı ayında yaz mevsimi yaşanacağını gösteriyor.&#160; Bilimsel çalışmalar, küresel ısınmayı engellemek için çaba gösterilmemesi durumunda 2100’e gelindiğinde Kuzey Yarım Küre’de senenin altı ayında yaz mevsimi yaşanacağını gösteriyor. 1950’lerde mevsim değişimleri düzenli ve tahmin edilebilir şekilde gerçekleşirdi. Ancak küresel ısınma nedeniyle durum yavaş yavaş değişiyor. Yeryüzü&#8230;</p>
The post <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/2100de-yazlar-alti-ay-surebilir/">2100’de Yazlar Altı Ay Sürebilir</a> first appeared on <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com">Tuluyhan Bildiriyor</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/05/gelecekte_mevsimlerin_suresi_degisebilir.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-3571 alignleft" src="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/05/gelecekte_mevsimlerin_suresi_degisebilir-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/05/gelecekte_mevsimlerin_suresi_degisebilir-300x200.jpg 300w, https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/05/gelecekte_mevsimlerin_suresi_degisebilir-768x512.jpg 768w, https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/05/gelecekte_mevsimlerin_suresi_degisebilir.jpg 770w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>Kaynak: <a href="https://bilimgenc.tubitak.gov.tr/">https://bilimgenc.tubitak.gov.tr/</a></p>
<p>Bilimsel çalışmalar, 2100’e gelindiğinde Kuzey Yarım Küre’de senenin altı ayında yaz mevsimi yaşanacağını gösteriyor.&nbsp;</p>
<p>Bilimsel çalışmalar, küresel ısınmayı engellemek için çaba gösterilmemesi durumunda 2100’e gelindiğinde Kuzey Yarım Küre’de senenin altı ayında yaz mevsimi yaşanacağını gösteriyor.</p>
<p>1950’lerde mevsim değişimleri düzenli ve tahmin edilebilir şekilde gerçekleşirdi. Ancak küresel ısınma nedeniyle durum yavaş yavaş değişiyor. Yeryüzü giderek ısınırken yazlar daha uzun ve sıcak, kışlar daha kısa ve ılıman hâle geliyor.&nbsp;</p>
<p>Bir grup araştırmacı 1952-2011 dönemindeki günlük hava durumu verilerini analiz ederek Kuzey Yarım Küre’de mevsimlerin uzunluğunda yaşanan değişimleri tespit etmişler. Çalışma sırasında hava sıcaklıklarının en yüksek olduğu %25’lik kısım yaz sıcakları, sıcaklıkların yaz sıcaklarının en düşük seviyesine çıktığı tarih de yaz mevsiminin başlangıcı olarak alınmış. Benzer biçimde hava sıcaklıklarının en düşük olduğu %25’lik kısım kış soğukları, hava sıcaklıklarının kış soğuklarının en yüksek seviyesine düştüğü tarih de kış mevsimin başlangıcı olarak alınmış. Elde edilen sonuçlar ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış mevsimlerinin 1950’lerde sırasıyla 124, 78, 87 ve 76 gün; 2010’lara gelindiğindeyse sırasıyla 115, 95, 82 ve 73 gün sürdüğünü gösteriyor. Başka bir deyişle aradan geçen 60 yılda yaz mevsimi 17 gün uzarken kış, ilkbahar ve sonbahar mevsimleri sırasıyla 3, 9 ve 5 gün kısalmış.</p>
<p>Araştırmacılar, çeşitli iklim modelleri kullanarak gelecekte yaşanması muhtemel değişimler ile ilgili tahminler de yapmışlar. Sonuçlar, küresel ısınmayı engellemek için çaba gösterilmemesi durumunda 2100’e gelindiğinde Kuzey Yarım Küre’de senenin altı ayında yaz mevsimi yaşanacağını, kışların uzunluğununsa iki ayın altına düşeceğini gösteriyor.</p>
<p>Mevsim değişimlerinin çevre ve sağlık açısından önemli sonuçları olduğu biliniyor. Örneğin kuşların göç düzenleri değişiyor, bitkiler farklı zamanlarda çiçek açmaya başlıyor, yalancı baharlar ve geç gelen kar fırtınaları filizlenen ekinlere zarar veriyor. İklim değişiklikleri sebebiyle insanlar gelecekte daha çok alerjik polene maruz kalabilir. Ayrıca artan sıcaklıklarla beraber hastalık taşıyıcı sivrisinekler giderek daha kuzeye yayılabilir.</p>
<p>Dr. Jiamin Wang ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmanın sonuçlarına&nbsp;<em><a href="https://agupubs.onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1029/2020GL091753" target="_blank" rel="noopener">Geophysical Research Letters</a></em>’ta yayımlanan makaleden ulaşabilirsiniz.</p>The post <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/2100de-yazlar-alti-ay-surebilir/">2100’de Yazlar Altı Ay Sürebilir</a> first appeared on <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com">Tuluyhan Bildiriyor</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/2100de-yazlar-alti-ay-surebilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Edirne&#8217;nin Meyve Kokulu Sabunları</title>
		<link>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/edirnenin-meyve-kokulu-sabunlari/</link>
					<comments>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/edirnenin-meyve-kokulu-sabunlari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[tuluyhanbildiriyor]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 May 2021 12:32:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/?p=3564</guid>

					<description><![CDATA[<p>Edirne turizm portföyündeki çeşitlilği ile en çok turist ağırlayan şehirlerin başında gelir. Üstelik bu kadim şehri gezme sebepleriniz o kadar çoktur ki, mevsimsel bir zaman dilimine sığmaz, tüm yıla yayılır. &#160; &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;İnanç turizmi ile dinlerin kavşağıdır. Avrupa’nın en büyük sinagoglarından biri Edirne’de karşınıza çıkar. Bulgar Kilisesi ile başka bir dinin mensuplarını tüm misafirperverliğiyle ağırlar. Az&#8230;</p>
The post <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/edirnenin-meyve-kokulu-sabunlari/">Edirne’nin Meyve Kokulu Sabunları</a> first appeared on <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com">Tuluyhan Bildiriyor</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div><a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/05/EdirneMisSabunlari-800x533-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-3565 alignleft" src="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/05/EdirneMisSabunlari-800x533-1-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/05/EdirneMisSabunlari-800x533-1-300x200.jpg 300w, https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/05/EdirneMisSabunlari-800x533-1-768x512.jpg 768w, https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/05/EdirneMisSabunlari-800x533-1.jpg 800w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>Edirne turizm portföyündeki çeşitlilği ile en çok turist ağırlayan şehirlerin başında gelir. Üstelik bu kadim şehri gezme sebepleriniz o kadar çoktur ki, mevsimsel bir zaman dilimine sığmaz, tüm yıla yayılır.</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;İnanç turizmi ile dinlerin kavşağıdır. Avrupa’nın en büyük sinagoglarından biri Edirne’de karşınıza çıkar. Bulgar Kilisesi ile başka bir dinin mensuplarını tüm misafirperverliğiyle ağırlar. Az bilinen bir inanç akımı olan Bahailiğin merkezidir aynı zamanda bu şehir.</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Ama ki şehre nereden yaklaşıyor olursanız olun Selimiye’yi şehrin ufkuna çakılmış bir mıh gibi görürsünüz; bambaşka bir manevi iklim kuşatıverir sizi o anda Edirne’de. Hele ki Ramazan ayında şehri ziyaret ediyorsanız, adım atacak yer bulamayabilirsiniz.</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Henüz ki, incecik dumanını eksiltmemiş çingene kiremidinden damlarından bahar damalar; Kakava coşkusuna, Hıdrellez heyecanına kapılır Edirne. Bu, Trakya’ya özgü bir coşkunun peşine düşmüş akın akın ziyaretçilerin çoktan yola düştüğünün müjdesidir.</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Yazın bunaltan sıcağı kasıp kavururken şehri, sırtı çayıra değmesin diye canhıraş bir şekilde güreşe tutuşan kara yağız pehlivanlar yatağı olur Edirne. Peşi sıra bu yiğitlerin merdane güreşlerini izlemeye gelen on binlerce ziyaretçi…</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Sarı ayva kırmızı nar, kimi zaman içinde salınan yar ile o berekete kesmiş bağlar, bahçeler; her biri kadim bir geleneğin temsilcisi ustaların elinden damak çatlatan lezzetler… Hepsi Edirne’ye yola çıkmak için başlı başına bir bahanedir.</div>
<div>Kıyık Tabya’da efsanevi Şükrü Paşa, Karaağaç’ta Lozan fatihi İsmet Paşa verir bu serhat şehrin beratını…</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Avrupa’da metrekareye en çok tarihi eser düşen ikinci şehir olması, kültür turlarının yıl boyunca hiç eksik olmaması demektir. Herkesin bildiği Selimiye sadece içlerindeki en meşhurudur. Karşınıza adım başı bir medeniyetin izi çıkar Edirne’de. Kaleler, kuleler, gök kubbeye çakılmış minareleriyle her biri bir zerafet ve azamet timsali tarihi camiler; kimi zaman bereketi kimi zaman gazabıyla şehri kuşatan Arda, Tunca ve Meriç Nehirleri’nin boynundaki gerdanlıkları olan o muazzam taş köprüler;&nbsp; ruhu ve bedeni tazelemenin çare kapısı Sultan II. Bayezid Darüşşifası; nice Osmanlı padişahının, sultanlarının, şehzadelerinin hanesi, Edirne sarayları; çeşmeleri, hanları, hamamları, çarşıları…</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Yeniden gelmek üzere bu şehirden dönüş yoluna koyulanların son durağıdır Edirne çarşıları. Selimiye’nin Arasta‘sı, Eski Cami’nin Bedesten‘i, Saraçlar Caddesi’nin Ali Paşa Çarşısı… Bu çarşılar yiyecekten giyeceğe, Edirne’nin geleneksel el sanatlarından hediyeliklere kadar her şeyi bulabileceğiniz,&nbsp; alışverişlerinizi yapabileceğiniz, her zevke her keseye hitap eden, sağlı sollu onlarca küçük dükkan ile doludur. Bu dükkanların dışarıya taşan tezgahlarında en çok satılan ürünlerin başında ise, renkleriyle çarşıyı gökkuşağının tüm renklerine bezeyen, Edirne’nin geleneksel el sanatlarından mis sabunları, daha yaygın bilinen adıyla kokulu meyve sabunları bulunmaktadır.</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;İlk olarak Edirne’de ortaya çıktığı bilinen kokulu meyve sabunu üreticiliğinin geçmişi, 1600’lü yıllara kadar uzanır. 17. yüzyılda Osmanlı’da misk, amber ve gül esansı karıştırılarak hamur kıvamına getirilen sabunun birebir meyve boyutlarında şekillendirilmesi ve gerçek meyve renklerine uygun şekilde boyanmasıyla imal edilen meyve sabunları, zamanla Osmanlı sarayına, sultanlara, yerli ve yabancı devlet erkanına sunulan değerli hediyeler arasına girmiş ve meyve sabunculuğu Edirne’de çok önemli bir meslek haline gelmiştir.</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Esans katılarak üretildikleri ve ferahlatıcı bir koku yaydığı için halk arasında “mis sabunu” olarak da anılan meyve sabunlarının, tarih boyunca saraydan gelen siparişlerin öncelikli olarak karşılanması gerektiğinden dolayı “saray sabunu”, padişahın gerek hijyen gerekse hediye sunmaktaki titizliğinden dolayı “padişah sabunu” olarak tanımlandığı da bilinir.</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Devlet yönetimi ve halk tarafından rağbet gören meyve sabunculuğu, özellikle 19. yüzyılın başlarında Edirne’de popüler mesleklerden biri haline geldi. 19. yüzyılın son çeyreğinde ve 20. yüzyılın başlarında Bedesten ve Arasta Çarşısı’nda meyve sabunları satan dükkânların kırktan fazla olması, “Sabuni” adlı bir mahallenin bulunması, meyve sabunculuğunun Edirne’de ne kadar önemsendiğinin ve önemli gelir kaynaklarından biri olduğunun göstergesidir.</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Meyve sabunları, halkın süs eşyası ve hediyelik olarak sıklıkla tercih ettiği aksesuarlardan biri olmasının yanı sıra, kalite ve uzun süre kalıcılığını koruyan esansı nedeniyle devlet erkanı arasında da çok nadide bir süs eşyası haline gelmiştir.</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Edirne’de üretilen “mis kokulu” meyve sabunlarının hepsi piyasada satılmaz, büyük bir kısmı padişahın isteği üzerine İstanbul’daki Topkapı Sarayı’na gönderilirdi. Özellikle padişah kızları ve cariyeleri odalarında mutlaka meyve sabunu bulundurur, kokulu meyve sabunlarını çeyizlerinin önemli bir parçası olarak görürlerdi. Ayrıca padişahların yabancı devlet başkanlarına gönderdiği hediyeler arasına meyve sabunları konulmasına da özen gösterilirdi.</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Boyut, koku ve görünümüyle gerçeğine şaşırtıcı biçimde benzeyen ferahlatıcı meyve sabunlarının estetik ve zevkine fazlasıyla düşkün olduğu bilinen Osmanlı sultanlarının gözde aksesuarları arasına girmesi, meyve sabunu üreticiliğinin hızlı bir gelişim içine girmesini de beraberinde getirmiştir.</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Bu dönemlerde zirveye çıkan üretim kalitesi, Edirne’de iyice yaygınlaşan meyve sabunculuğunun üst düzeyde kabul gören bir değer haline dönüşmesini ve eşsiz bir “el sanatı” haline gelmesini de beraberinde getirmiştir.</div>The post <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/edirnenin-meyve-kokulu-sabunlari/">Edirne’nin Meyve Kokulu Sabunları</a> first appeared on <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com">Tuluyhan Bildiriyor</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/edirnenin-meyve-kokulu-sabunlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tilkiler 42.000 Yıl Önce İnsan Artıklarını Yemeğe Başlamışlar</title>
		<link>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/tilkiler-42-000-yil-once-insan-artiklarini-yemege-baslamislar/</link>
					<comments>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/tilkiler-42-000-yil-once-insan-artiklarini-yemege-baslamislar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[tuluyhanbildiriyor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Apr 2021 10:32:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/?p=3508</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaynak: https://arkeofili.com/tilkiler-42-000-yil-once-yemek-artiklarimizi-yemeye-baslamis/ Tübingen Üniversitesi’nden Chris Baumann ve meslektaşlarının yayınladıkları araştırmaya göre insanlar, eski tilkilerin beslenme düzenini etkilemiş ve bu küçük etoburlar, zaman içinde yaşanan beşeri faaliyetlerin bir izi olabilir. Tilkiler, artık yiyecekleri yemeye bayılır. Vahşi doğada tilkiler, düzenli olarak ayılar ve kurtlar gibi daha büyük yırtıcılar tarafından bırakılan artıklarla beslenir. Ancak tilkiler insan medeniyetine ne&#8230;</p>
The post <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/tilkiler-42-000-yil-once-insan-artiklarini-yemege-baslamislar/">Tilkiler 42.000 Yıl Önce İnsan Artıklarını Yemeğe Başlamışlar</a> first appeared on <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com">Tuluyhan Bildiriyor</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/04/tilk1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-3509 alignleft" src="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/04/tilk1-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/04/tilk1-300x200.jpg 300w, https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/04/tilk1-768x512.jpg 768w, https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/04/tilk1.jpg 800w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>Kaynak:<a href="https://arkeofili.com/tilkiler-42-000-yil-once-yemek-artiklarimizi-yemeye-baslamis/"> https://arkeofili.com/tilkiler-42-000-yil-once-yemek-artiklarimizi-yemeye-baslamis/</a></p>
<p>Tübingen Üniversitesi’nden Chris Baumann ve meslektaşlarının yayınladıkları araştırmaya göre insanlar, eski tilkilerin beslenme düzenini etkilemiş ve bu küçük etoburlar, zaman içinde yaşanan beşeri faaliyetlerin bir izi olabilir.</p>
<p>Tilkiler, artık yiyecekleri yemeye bayılır. Vahşi doğada tilkiler, düzenli olarak ayılar ve kurtlar gibi daha büyük yırtıcılar tarafından bırakılan artıklarla beslenir. Ancak tilkiler insan medeniyetine ne kadar yakın yaşarlarsa, beslenme düzenleri de o kadar çok insanların geride bıraktığı yiyeceklerden oluşur. Baumann ve meslektaşları bu araştırmada, bu ortak ilişki eğer eski zamanlara kadar uzanıyorsa, tilkilerin, geçmişteki insan etkisini gösteriyor olabileceğini öne sürdü.</p>
<p>Araştırmacılar, Orta ve Üst Paleolitik dönemlere ait, Almanya’nın güneybatısında farklı arkeolojik alanlarda yaşamış çeşitli otobur, büyük etobur, kızıl ve kutup tilkilerinin kalıntıları arasındaki karbon ve azot izotop oranlarını karşılaştırdı.</p>
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-42029" src="https://arkeofili.com/wp-content/uploads/2020/07/tilk2.jpg" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" srcset="https://arkeofili.com/wp-content/uploads/2020/07/tilk2.jpg 800w, https://arkeofili.com/wp-content/uploads/2020/07/tilk2-120x66.jpg 120w, https://arkeofili.com/wp-content/uploads/2020/07/tilk2-768x422.jpg 768w, https://arkeofili.com/wp-content/uploads/2020/07/tilk2-500x275.jpg 500w" alt="" width="800" height="440"><figcaption>Ortakçı tilki hipotezi için özet figür. Mavi alan, insanların, tilkilerin diyet kaynakları üzerindeki etkisini işaret ediyor. C: Baumann et al, 2020</figcaption></figure>
<p>Neandertal nüfusunun seyrek olduğu 42.000 yıldan daha eski bölgelerde, tilkilerin beslenme düzenleri bölgedeki büyük etoburlarınkine benziyordu. Ancak daha sonraki tarihlerde Homo Sapiens nüfusu bölgede yaygınlaştıkça tilkiler, avlanmaları için çok büyük olan ancak o zamanın insanları için önemli bir av eti olduğu bilinen ren geyiğinden oluşan daha benzersiz bir beslenme düzeni geliştirdi.</p>
<p>Bu sonuçlar, Üst Paleolitik dönemde bu tilkilerin, bölgedeki büyük yırtıcıların geride bıraktığı artıklardan beslemek yerine, insanların geride bıraktığı yiyeceklerden beslenmeye geçiş yaptıkları gösteriyor. Bu da tilkilerin insanların geride bıraktığı yiyeceklere bel bağlamaya 42.000 yıl önce başladığını işaret ediyor.</p>
<p>Araştırmacılar, tilkiler ve insanlar arasındaki ilişkinin gelecekteki çalışmalarda da araştırılmasıyla, eski tilkilerin beslenme düzeninin, insanın zaman içinde ekosistem üzerindeki etkisinin iyi bir göstergesi olabileceğini öne sürüyor.</p>
<p>“Buzul Çağ’da yaşamış tilkilerin beslenme düzeni üzerine yapılan canlandırmalar, erken modern insanların 40.000 yıl kadar önce yerel ekosistem üzerinde bir etkiye sahip olduğunu gösteriyor. İnsanlar belirli bir bölgede ne kadar çok yerleşmişse, tilkiler de onlara daha fazla adapte olmuş.”</p>The post <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/tilkiler-42-000-yil-once-insan-artiklarini-yemege-baslamislar/">Tilkiler 42.000 Yıl Önce İnsan Artıklarını Yemeğe Başlamışlar</a> first appeared on <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com">Tuluyhan Bildiriyor</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/tilkiler-42-000-yil-once-insan-artiklarini-yemege-baslamislar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Video Oyunları Yararlı mı Zararlı mı?</title>
		<link>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/video-oyunlari-yararli-mi-zararli-mi/</link>
					<comments>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/video-oyunlari-yararli-mi-zararli-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[tuluyhanbildiriyor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Apr 2021 09:37:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/?p=3496</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaynak: https://bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/video-oyunlari-faydali-mi-zararli-mi Bilgisayarlardan, tabletlerden, cep telefonlarından ve oyun konsollarından oynanan video oyunları, hem boş vakitlerimizi değerlendirmek hem de günün stresini atmak için sıklıkla tercih ettiğimiz aktivitelerden. Bilgisayarlardan, tabletlerden, cep telefonlarından ve oyun konsollarından oynanan video oyunları, hem boş vakitlerimizi değerlendirmek hem de günün stresini atmak için sıklıkla tercih ettiğimiz aktivitelerden. Ancak kimileri için video oyunları&#8230;</p>
The post <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/video-oyunlari-yararli-mi-zararli-mi/">Video Oyunları Yararlı mı Zararlı mı?</a> first appeared on <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com">Tuluyhan Bildiriyor</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-body ozet-custom-css">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-body field-type-text-with-summary field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p><a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/04/video_oyunlari_faydali_mi_zararli_mi_4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-3497 alignleft" src="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/04/video_oyunlari_faydali_mi_zararli_mi_4-300x213.jpg" alt="" width="300" height="213" srcset="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/04/video_oyunlari_faydali_mi_zararli_mi_4-300x213.jpg 300w, https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/04/video_oyunlari_faydali_mi_zararli_mi_4-768x546.jpg 768w, https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/04/video_oyunlari_faydali_mi_zararli_mi_4.jpg 770w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>Kaynak: <a href="https://bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/video-oyunlari-faydali-mi-zararli-mi">https://bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/video-oyunlari-faydali-mi-zararli-mi</a></p>
<p>Bilgisayarlardan, tabletlerden, cep telefonlarından ve oyun konsollarından oynanan video oyunları, hem boş vakitlerimizi değerlendirmek hem de günün stresini atmak için sıklıkla tercih ettiğimiz aktivitelerden.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-body">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-body field-type-text-with-summary field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p>Bilgisayarlardan, tabletlerden, cep telefonlarından ve oyun konsollarından oynanan video oyunları, hem boş vakitlerimizi değerlendirmek hem de günün stresini atmak için sıklıkla tercih ettiğimiz aktivitelerden. Ancak kimileri için video oyunları bundan çok daha fazlası. Öyle ki bazı insanlar saatlerce yerlerinden kalkmadan oyun oynayabiliyor, video oyunu turnuvaları ve fuarlarına dünyanın farklı yerlerinden çok sayıda kişi akın edebiliyor, oyun karakterlerinin kostümlerini satın alabiliyorlar. Peki bu oyunlar bizi nasıl etkiliyor? Gelin, video oyunlarının hem olumlu hem de olumsuz yönlerini keşfedelim.</p>
<p>Video oyunları sürekli ve hızla değişen uyaranlar içeriyor ve bu hızlı uyaranlara tepki verebilmek için tetikte olmak gerektiğinden dikkat odağımız sürekli değişiyor. San Francisco’daki Kaliforniya Üniversitesinden Prof. Dr. Michael M. Merzenich, çevredeki birden fazla uyarana duyarlı hâle gelmenin zamanla günlük yaşamda odaklanma sorunlarına neden olduğunu&nbsp;<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4633025/pdf/nihms734107.pdf" target="_blank" rel="noopener">belirtiyor</a>. Örneğin ders sırasında dikkatimiz istemesek de etraftaki uyaranlara kayabiliyor. Bu yüzden sadece öğretmene odaklanma konusunda zorlanıyoruz.&nbsp;</p>
<p>Video oyunları dikkat dağınıklığı sorunlarına da neden olabiliyor.</p>
<p>Bazı oyunlar sosyal yaşantımızı da olumsuz yönde etkileyebiliyor. Özellikle şiddet içerikli oyunlarda, oyuncular diğer oyuncular tarafından temsil edilen oyun karakterlerine karşı şiddet içeren tepkiler verdiğinde rakiplerinin önüne geçiyor. Bu oyunlardaki şiddet tepkilerinin ödüllendirilmesinin, hem empati gibi sosyal becerilerin zayıflamasına neden olduğu hem de sadece şiddete meyilli olan bireylerin değil diğer kişilerin de günlük yaşamda daha agresif tavırlar sergilemesine yol açtığı&nbsp;<a href="https://ocw.metu.edu.tr/pluginfile.php/2352/mod_resource/content/1/Griffiths_LitReview.pdf" target="_blank" rel="noopener">düşünülüyor</a>. Örneğin çok fazla şiddet içerikli oyunlar oynuyorsak, kardeşimiz odadan çıkarken kapıyı sertçe kapadığında kardeşimizin bize karşı öfkeli bir tavır sergilediğini düşünüp onunla kavga etme eğiliminde olabiliriz. Hâlbuki kapının sert kapanmasının nedeni camın açık olması olabilir ve biz bu ihtimali göz ardı edebiliriz.</p>
<p>Şiddet içerikli oyunlar sosyal becerilerin zayıflamasına neden olabiliyor.</p>
<p>Ayrıca oyun oynamaya ayırılan vakit ile sağlık sorunları ve akademik başarıdaki düşüş arasında bir bağlantı bulunuyor. Oyun oynamaya ayrılan sürenin artması, öğrencilerin derslerden düşük notlar almasına neden olabiliyor. Oyun oynamaya ayırdığımız zamanı kontrol edemediğimizde sorumluluklarımızı da aksatabiliyoruz. Örneğin dersimize geç kalabiliyoruz. Aynı zamanda oyun oynama süresinin obezite riski ile de ilişkili olduğunu gösteren araştırmalar&nbsp;<a href="https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/15013261/" target="_blank" rel="noopener">var</a>. Oyun oynama süresinin uzun olması, uyku bozuklukları veya duruş bozukluğu gibi sağlık sorunlarına da yol açabiliyor. Oyun oynamaya harcanan vakit, bizleri ders çalışmaktan ve diğer sorumluluklara zaman ayırmaktan alıkoyduğu ve daha uzun zaman hareketsiz kalmamıza neden olduğu için bu etkiler aslında şaşırtıcı değil.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Oyun oynamak daha uzun zaman hareketsiz kalmamıza neden olduğu için sağlık problemlerine yol açabiliyor.</p>
<p>Video oyunlarının zararları arasında vurgulanması gereken bir diğer konu ise video oyunu bağımlılığı. Oyun esnasında sürekli değişen uyaranlar ve başarılı olma isteği gibi etkiler beyinde dopamin salgılanmasına neden oluyor. Bu da bağımlılık sürecinde etkin rol oynayan ödül merkezini harekete geçiyor. Uzun süre video oyunu oynandığında ise beyinde dopamine olan hassasiyet azalıyor. Bu durumda daha fazla oyun oynama ve oyundan kopamama gibi bağımlılık belirtileri ortaya çıkmaya&nbsp;<a href="https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/20545602/" target="_blank" rel="noopener">başlıyor</a>.</p>
<p>Tabii ki video oyunu bağımlılığı için tek kriter günlük oyun süresi değil. Bu konuda daha fazla bilgi edinmek isterseniz video oyunu bağımlılığı hakkındaki&nbsp;<a href="https://bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/video-oyun-bagimliligi-hastalik-olarak-kabul-edildi" target="_blank" rel="noopener">yazımızı</a>&nbsp;okuyabilirsiniz.</p>
<h2><strong>Peki, Video Oyunlarının Faydaları Neler?</strong></h2>
<p>Teknoloji kullanımı ve yaratıcılık düzeyi arasındaki ilişki üzerine yapılan&nbsp; bir&nbsp;<a href="https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0747563211002147?via=ihub" target="_blank" rel="noopener">araştırmada</a>, katılımcıların çevrim içi oyun oynama, bilgisayar, cep telefonu ve internet kullanma düzeyleri ile yeni düşünce ve kavramlar ortaya koyma becerileri karşılaştırıldı. Sonuçlara göre sadece oyun oynamanın daha yenilikçi düşünme becerisi ile ilişkili olduğu belirlendi.</p>
<p>Video oyunu oynayan kişilerin bir nesnenin görüntüsü ve konumu arasında ilişki kurma ve çok sayıda uyarıcı arasında dikkatini önemli olana yönlendirme becerisinin geliştiğini gösteren araştırmalar da var. Video oyunu oynamanın bilişsel becerileri geliştirmesinin nedeni, beynimizin sahip olduğu “nöroplastisite” becerisi. Beyin esnekliği olarak da isimlendirilen bu kavram beynimizin yeni deneyim ve bilgilerle şekillenebilen esnek yapısını ifade ediyor. Örneğin oyun oynarken takıldığımız bir bölümü çoğunlukla birkaç tekrardan sonra rahat bir şekilde geçebiliyoruz. Çünkü her denemede beynimizde sinir hücreleri arasında oluşan sinaps bağlantıları güçleniyor. Böylece beynimizde deneyimle meydana gelen gelişim, daha önce zorlandığımız problemleri rahatlıkla çözmemizi sağlıyor. Ayrıca meydana gelen bu yapısal değişim sayesinde aynı sinaptik bağlantılarla ilişkili bilişsel becerilerimiz de gelişim gösteriyor.</p>
<p>Video oyunları sosyal becerilerin gelişmesine katkıda bulunuyor.</p>
<p>Video oyunlarının sosyal açıdan da bazı faydaları var. Örneğin grupla oynanan oyunlarda aynı takımda oynayan üyeler arasında ortaya çıkan yardımlaşma ve destek davranışı sosyal becerilerin gelişmesini sağlıyor. Aynı zamanda bu oyunlar dünyanın birçok yerinden dil, din, cinsiyet hatta sosyoekonomik durum gözetmeksizin birçok oyuncunun bir araya gelmesine imkân tanıyor.</p>
<p>Video oyunları eğitim alanında da sıklıkla kullanılıyor. Öğrenme materyalleri oyun hâline getirilerek öğrencilerin eğlenerek öğrenmesi sağlanıyor. Örneğin dil öğrenmek için tasarlanan oyunlar hayli popüler.</p>
<p>Video oyunları eğitim alanında da kullanılıyor.</p>
<p>Sonuç olarak video oyunlarının bilişsel, sosyal veya psikolojik açıdan hem faydalı hem de zararlı etkileri var. Hangi oyunları ne kadar süre oynadığımıza dikkat ederek sorumluluklarımızı aksatmadan da eğlenmek mümkün.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>The post <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/video-oyunlari-yararli-mi-zararli-mi/">Video Oyunları Yararlı mı Zararlı mı?</a> first appeared on <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com">Tuluyhan Bildiriyor</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/video-oyunlari-yararli-mi-zararli-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vaşakların İnsana Saldırdığı Görülmemiştir</title>
		<link>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/vasaklarin-insana-saldirdigi-gorulmemistir/</link>
					<comments>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/vasaklarin-insana-saldirdigi-gorulmemistir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[tuluyhanbildiriyor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Mar 2021 11:47:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/?p=3423</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaynak: Murat Özkan http://www.turktarim.gov.tr/ Görme duyuları çok gelişmiştir. Vaşaklar yaklaşık 75 metreden bir fareyi bile görebilmektedir. Güçlü bacaklara sahip olması nedeniyle olağanüstü bir ağaç tırmanma kabiliyeti yanında kayalık alanlarda sıçrama yeteneğini kazanmıştır. &#160; Kedigiller familyasına ait bir tür olan vaşaklar, ormanlık ve kayalık alanlarda yaşar. Ülkemizdeki en büyük kedi türü olan vaşaklar sadece et tüketen&#8230;</p>
The post <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/vasaklarin-insana-saldirdigi-gorulmemistir/">Vaşakların İnsana Saldırdığı Görülmemiştir</a> first appeared on <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com">Tuluyhan Bildiriyor</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="col-md-11"><b><a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/03/ormanlarin-hayaleti-vasaklar.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-3424 alignleft" src="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/03/ormanlarin-hayaleti-vasaklar-300x171.png" alt="" width="300" height="171" srcset="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/03/ormanlarin-hayaleti-vasaklar-300x171.png 300w, https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/03/ormanlarin-hayaleti-vasaklar.png 700w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>Kaynak: Murat Özkan<br />
<a href="http://www.turktarim.gov.tr/">http://www.turktarim.gov.tr/</a></p>
<p>Görme duyuları çok gelişmiştir. Vaşaklar yaklaşık 75 metreden bir fareyi bile görebilmektedir. Güçlü bacaklara sahip olması nedeniyle olağanüstü bir ağaç tırmanma kabiliyeti yanında kayalık alanlarda sıçrama yeteneğini kazanmıştır.</b></div>
<div class="col-md-11">
<p>&nbsp;</p>
<p>Kedigiller familyasına ait bir tür olan vaşaklar, ormanlık ve kayalık alanlarda yaşar. Ülkemizdeki en büyük kedi türü olan vaşaklar sadece et tüketen bir etoburdur.&nbsp; Türkiye’deki Anadolu Vaşağı olarak anılmaktadır. Kedigiller ( Felidae) ailesinin alt kesimine bağlı Vaşakların (Lynx) ülkemizde yaşayan alt türü L. Lynxtir.</p>
<p>Normal bir kediden beş kat daha büyük olan&nbsp; vaşakların, açık kahverengi postunun üzerinde siyah benekleri,&nbsp; sivri kulakları ve kulakların üzerinde de siyah püskülleri vardır.&nbsp; Kuyrukları kısadır ve kalın bir kürke sahiptirler. Yetişkinlerinin uzunluğu yaklaşık 15 cm, omuz yüksekliği 75 cm ve ağırlıkları da 10 ile 20 kilogram arasında olan vaşaklar,&nbsp; patilerinin büyüklüğü sayesinde karda kolayca yürüyebilmektedirler.</p>
<p>İnsanlardan uzakta ormanlık ve kayalık alanlarda yaşayan vaşakların nesli tehlike altındadır. Ülkemizde kesin dağılımı bilinmemekle birlikte Karadeniz, İç Anadolu, Ege, Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz Bölgelerinde yayılım gösterdiği bilinmektedir. Yayılım gösterdiği alanlar geniş olmasına rağmen görülmesi ve yakalanması en zor hayvanlardan birisidir. Oldukça temkinli olan bu canlıları görmek için çok şanslı olmalısınız. Ormanın gizemli hayvanları bu yüzden ormanların hayaletleri olarak adlandırılmaktadırlar.</p>
<p>Genellikle paslı sarımtırak lekeli grimsi kürke sahiptirler. Üç ana desene sahiptirler, benek, çizgi ağırlıklı ve düzensiz üç katlı desenli. Parlak kırmızı geniş benekli ve çizgili olanları Güney Avrupa, Anadolu ve Kafkaslar Bölgesinde görülmektedir.</p>
</div>
<div class="col-md-11">
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>AVLANMASI YASAK</strong></p>
<p>Yalnız yaşamayı tercih eden vaşaklar genellikle kış sonu ve ilkbahar başlangıcında çiftleşirler.&nbsp; Yaklaşık iki buçuk aylık&nbsp; bir gebeliğin ardından da bir batımda 1 ile 4 yavru doğurabilmektedirler. Yavrular belli bir döneme kadar anneleri ile birlikte yaşarlar. Bu dönemin ardından kendi yaşamlarına tek başlarına devam edecekleri yeni bir alana yerleşirler. Yavruların yüzde 50’ye yakını 1 yaşına gelmeden ölürler. Vaşağın ortalama ömrü 10-12 yıldır. Yaşam alanlarındaki değişim, bölge değişiklikleri&nbsp; ve yeni yaşam alanları oluşturmaları gibi nedenlerle vaşakların yaşam alanları&nbsp; yaklaşık 20 kilometrekare ile 2000 kilometrekare&nbsp; arasında değişebilmektedir. Vaşak geçen yüzyıla kadar batıdan doğuya İspanya’dan Pasifik Okyanusu’na ve kuzeyden güneye Sibirya’dan Kuzey İran’a ve Filistin’e kadar uzanan Avrasya’nın büyük kısmında görülen bir memeliydi. Ancak 19. asırda&nbsp; vaşakların kürk avcılarının hedefi olmaya başlamasıyla, vaşaklar yok olmaya başlamışlardır.&nbsp; Ülkemizde ve birçok ülkede nesli tehlike altında olan bu türün avı yasaklanmıştır.</p>
<p>İnsanlardan uzak durma eğilimleri göstermelerinden ötürü çok az tanınan vaşaklar, genellikle sabah erken saatlerde ve geceleri pusu kurarak avlanırlar. Çevik ve çok iyi avcı olan&nbsp; bu canlılar avladıkları küçük memeliler (fare, tavşan, sincap vs.) ve kuşlarla beslenirler.&nbsp; Bazen de kendi ağırlığının 5 ile 10 katı ağırlıktaki ceylan, karaca, koyun vb. türleri de avladıkları bilinmektedir.&nbsp;&nbsp; Vaşakların bugüne kadar insanlara saldırdıkları görülmemiştir.</p>
</div>The post <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/vasaklarin-insana-saldirdigi-gorulmemistir/">Vaşakların İnsana Saldırdığı Görülmemiştir</a> first appeared on <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com">Tuluyhan Bildiriyor</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/vasaklarin-insana-saldirdigi-gorulmemistir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anadolu&#8217;nun Ortak Dili: Turnalar</title>
		<link>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/anadolunun-ortak-dili-turnalar-2/</link>
					<comments>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/anadolunun-ortak-dili-turnalar-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[tuluyhanbildiriyor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Mar 2021 11:44:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/?p=3420</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaynak: Murat Özkan http://www.turktarim.gov.tr/ Anadolu coğrafyasının en eski yerlilerinden olan turnalar, binlerce yıldır bu topraklarda yaşam süren insanlarla ilişkisini de hep devam ettirmiştir. Turnalar için yakılmış veya içerisinde turnanın geçmiş olduğu onlarca türkü, turna figürünün yer aldığı sayısız edebi ve kültürel eser vardır. Bu sayımızda turnayı anlatırken, varlığı yakın zamanda literatüre geçmiş Anadolu dağ turnasının&#8230;</p>
The post <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/anadolunun-ortak-dili-turnalar-2/">Anadolu’nun Ortak Dili: Turnalar</a> first appeared on <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com">Tuluyhan Bildiriyor</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="col-md-11"><b><a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/03/anadolunun-ortak-dili-turnalar.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-3421 alignleft" src="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/03/anadolunun-ortak-dili-turnalar-300x171.png" alt="" width="300" height="171" srcset="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/03/anadolunun-ortak-dili-turnalar-300x171.png 300w, https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/wp-content/uploads/2021/03/anadolunun-ortak-dili-turnalar.png 700w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>Kaynak: Murat Özkan<br />
<a href="http://www.turktarim.gov.tr/">http://www.turktarim.gov.tr/</a></p>
<p>Anadolu coğrafyasının en eski yerlilerinden olan turnalar, binlerce yıldır bu topraklarda yaşam süren insanlarla ilişkisini de hep devam ettirmiştir. Turnalar için yakılmış veya içerisinde turnanın geçmiş olduğu onlarca türkü, turna figürünün yer aldığı sayısız edebi ve kültürel eser vardır. Bu sayımızda turnayı anlatırken, varlığı yakın zamanda literatüre geçmiş Anadolu dağ turnasının da detaylarını sizlere aktaracağız.</b></div>
<div class="col-md-11">
<p>&nbsp;</p>
<p>Ülkemizdeki turnalar, görüşün açık olduğu geniş alanları ve step ekosistemlerini tercih ederler. Üremek için sulak alanlara, beslenmek için tarım alanlarına ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle turnaların insanla olan ilişkisi çok eski tarihlere dayanır. Anadolu topraklarında turnalar için yakılmış veya içerisinde turnanın geçmiş olduğu 45’in üzerinde türkü olduğu biliniyor. Anadolu halk kültürünün sadece türkülerinde değil inancında, şiirinde, edebiyatında, resminde, giyiminde, oyasında vs. kültüründe özel bir yere sahiptir.</p>
<p><strong>EN ÇOK YAYGIN TURNA VE TELLİ TURNA GÖRÜLÜYOR</strong></p>
<p>Turna, dünyada 15 türü bulunan, uzun bacakları ve uzun boynu ile karakterize bir türdür. Ülkemizde bu 15 türden iki tanesi düzenli olarak görülür. Bu türler Yaygın turna (Grus grus) ve Telli turna (Grus virgo)’dır. Ülkemizde Yaygın turnanın bir alt türü olan Anadolu dağ turnasının da varlığı yakın zamanda literatüre geçmiştir.</p>
<p>Turnalar dünyadaki en uzun kuş türleridir. Boyları türe göre 90 – 150 cm arasında değişmekte olup, en kısa turna türü ülkemizde de görülen telli turnadır. Ülkemizde bulunan turna alt türü olan Anadolu dağ turnası yaklaşık 130 cm uzunluğunda bir türdür. Anadolu dağ turnası ile Avrasya turnası, aynı turna türünün alt türleridir. Anadolu dağ turnasının kafasının üstü siyah, gözü sarıya yakın bir renge sahiptir. Yüksekliği 1000 metre üzerinde olan bölgeleri tercih ederler. Bunun sebebi de kendisine karşı bir tehdit algıladığında tepelere doğru kaçarak kendini savunma mekanizması geliştirmeleridir.<br />
&nbsp;<br />
Yaygın turna türü maviye çalan gri renkte bir tüy desenine sahiptir, boyun ve baş kısmı ise siyah ve beyazdır. Üreme döneminde sırttaki grilik kırmızımsı kahverengine dönüşmeye başlar. Ancak yavru turnalar krem-kahve renginde olup, ilk yaşına kadar bu tüy desenine sahiptir.</p>
<p>Turnalar üreme döneminde bölgecidirler. Yani üreme gerçekleştirecek olan çiftler kendilerine uygun bir bölge seçerek bu bölgeye başka turna bireylerini veya başka herhangi bir canlıyı yaklaştırmazlar. Kışlama döneminde bu davranış değişir ve turnalar gerek güvenlik gerekse beslenme gibi amaçlarla büyük gruplar oluştururlar. Beslenmeleri mevsime ve bölgeye göre çok değişkendir.</p>
<p><strong>EŞİ ÖLENE KADAR BAŞKA BİR EŞ ARAMAZLAR</strong></p>
<p>Turnalar tek eşli canlılardır. Eş tutan bireyler genellikle hayat boyu beraber olurlar ve eşlerden biri ölene kadar başka bir eş aramazlar. Başarılı bir çiftleşmeden sonra iki eş de yuva yapımında ortak çalışır. Genellikle iki yumurta bırakırlar. Kuluçka süresi bir ay kadardır. Kuluçkada da eşler ortak çalışırlar.</p>
<p>Ülkemizde en geç nisan ortası gibi turnalar bahar göçünü gerçekleştirirler. Kışlama alanları arasında en önemli alanlar ise Çukurova Deltası, Sultansazlığı, Göksu Deltası’dır. Çukurova Deltası’nda yapılan kış ortası su kuşu sayımlarında burada yaklaşık 2 bin 500 turnanın kışladığı görülmüştür. Ülkemizde kışlayan toplam turna sayısının 3 bin 500 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Anadolu dağ turnası ise 30 civarındadır. Diğer turna türlerinin aksine Anadolu dağ turnası göç etmeyerek, yaşadığı yeri terk etmez.</p>
<p>Turnaların sosyalleşmek için kullandıkları 90 kadar farklı hareket vardır. Bunların içerisinde farklı ötüşler, danslar, kanat çırpmalar gibi karşıdaki bireye ruh halini anlatan çok farklı davranışlar vardır.</p>
<p>Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından 2013 yılında hazırlanan turna eylem planı kapsamında turna popülasyonları düzenli olarak izlenmektedir. 2014 yılında başlatılan halkalama çalışmalarında halkalanan turna sayısı 75’e, verici takılan turna sayısı 32’ye yükselmiştir. Turnaların vericilerle izlenmesi çalışmalarının bugün itibariyle gelinen aşamasında, turnaların üreme alanlarında, göç sırasında konaklama ve kışlama alanlarında alan kullanım davranışları ortaya çıkarılmış, turnalar için en önemli ve kritik alanlar belirlenmiştir. Bu yıl içerisinde revize edilerek ikinci beş yıllık uygulama dönemine geçilecek olan turna eylem planında, tehditlerin bertaraf edilmesi ve turnaların korunacağı alanların oluşturulması çalışmalarına ağırlık verilecektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
</div>
<div class="col-lg-12">&nbsp;</div>
<div class="col-lg-12">&nbsp;</div>The post <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/anadolunun-ortak-dili-turnalar-2/">Anadolu’nun Ortak Dili: Turnalar</a> first appeared on <a href="https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com">Tuluyhan Bildiriyor</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tuluyhanbildiriyor.tuluyhanugurlu.com/anadolunun-ortak-dili-turnalar-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
